Mehmet Erdem Rubato konserieri - Ayvalık Amfitiyatro'da...

Mehmet Erdem-Rubato-Konser

“Kendine has yorumuyla büyük beğeni toplayan Mehmet Erdem ile yıllardır söylediğimiz şarkıları kendi tarzlarında yorumlayan Rubato aynı sahnede buluşuyor.”

17 Ağustos, saat 21.00, Ayvalık Amfitiyatro’da…

Bilet İçin: Biletix

 

Biyografi

1978 Manisa doğumlu ve aslen Malatyalı’dır. Ortaöğrenimini İzmir Fen Lisesi’nde tamamladıktan sonra, Boğaziçi Üniversitesi’ni kazanmış ve Makine Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmuştur.

Sanatçının müzikle ilgisi, klarnet icracısı babası ve bağlama icracısı dayısı sayesinde çocuk yaşlarında başladı. Mehmet Erdem’in ilk çaldığı enstrüman 5 yaşındayken sahip olduğu mandolindi. Sanatçı daha sonra bağlama, ud ve cümbüş de çalmaya başladı.

Öğrencilik yılları da dahil olmak üzere müzikten hiç kopmayan Mehmet Erdem, lise döneminde çeşitli gruplarda enstrümanist ve vokalist olarak yer aldı, bir çok sanatçının albümünde stüdyo müzisyenliği yaptı. Bu dönemde önemli müzisyenlerden ud, cümbüş, perdesiz gitar, bağlama dersleri aldı.

Sanatçı 2008 yılında “Deli Deli Olma” adlı filme Özgür Akgül ile beraber yaptığı müzikle “Altın Portakal Film Festivali”nde “En İyi Film Müziği” dalında ödül aldı.
Ayrıca kariyeri boyunca “Çalgı Çengi”, “Memleket Meselesi”, “Sizi Seviyorum”, “Polis”, “Dol”, Avrupa Avrupa”, Kalbim Seni Seçti”, “Leyla ile Mecnun”, “Kalpsiz Adam”, “Sınıf” gibi bir çok film ve dizinin özgün müziklerine imza attı.

Rubato

Rubato… Bir müzik terimi. Bir eserin içinde belli bölümleri, ritminden arındırarak içinden geldiği gibi icra etmek demek. Bir nevi, hayali bir şefi takip etmek yani…
İşte Türkiye’de son yıllarda ciddi bir efkar fırtınası estiren Rubato grubunun adı buradan geliyor. Dört şahane müzisyen… Türk popüler müzik dünyasında yayınlanan en önemli albümlerde hep onların imzası var. Enstrüman dünyasının önde gelen isimleri hepsi. İsimlerinden de yola çıkarak “Biz içimizdeki şefi takip ediyoruz çalarken, dördümüz tek kişi gibi çalıyoruz” diyorlar.
Solo vokal ve çelloda Özer Arkun, ud, cümbüş, gitar ve solo vokalde Fatih Ahıskalı, klarnet ve soprano saksafonda Göksun Çavdar ve bas gitarda Eralp Görgün’ün yer aldığı grup birlikte yıllarca Sezen Aksu’ya çalmış. Yani aslında grubun mimarı ve bir araya gelme vesileleri Sezen Aksu. Müzisyen olarak da, insan olarak da Sezen Aksu’nun rahle-i tedrisinden geçmiş, ondan hayata, müziğe dair çok şey öğrenmişler. En başta birbirlerini kalplerine yazmayı mesela… Özer Arkun anlatıyor: “Sezen’e ilk kez 21 yaşında bir albümünde çaldım. Geldi yanıma, ‘Orkestramda olur musun, sürekli benimle çalar mısın?’ dedi. Hiç düşünmeden ‘olur’ dedim. Sonra bana dönüp, ‘Seni artık kalbime yazdım’ dedi. Sezen birini kalbine yazdığı zaman hep onun yanında olur. Kendisinden öğrendiğimiz çok şey var ama… İlki ve en önemlisi bu.”

Kaynak: https://www.sabah.com.tr

 

 

Tarih

Ağu 17 2019
Expired!

Zaman

21:00 - 23:30
Kategori